Motorun içinde yanma sırasında ortaya çıkan ısının büyük bölümü egzozdan atılır, kalanı ise metal gövdeye geçer. Bu ısıyı dengede tutan sistemin taşıyıcısı motor soğutma sıvısıdır. Görevi yalnızca serinletmek değildir; kışın donmayı, yazın kaynamayı geciktirir, su kanallarındaki metal yüzeyleri korozyona karşı korur ve su pompası salmastrasının kuru çalışmasını engeller. Bu yüzden seviyesi kadar niteliği de önemlidir.
Soğutucu sıvısı kontrolü, kaput altında yapılabilecek en kısa işlerden biridir; iki dakika sürer ama ihmali motor rektifiyesine kadar gidebilir. Aşağıda hem doğru kontrol yöntemini hem de dolumda dikkat edilmesi gerekenleri sırayla ele alıyoruz.
Kontrolün püf noktası zamanlamadır. Sistem çalışırken basınç altındadır ve sıvı genleşir; sıcak motorda okunan seviye gerçeği yansıtmaz, kapağı açmak ise ciddi yanık riski taşır. Bu nedenle kontrolü motor tamamen soğukken, aracı düz zemine park ettikten sonra yapmak gerekir.
Çoğu araçta yarı şeffaf bir genleşme (yedek) deposu bulunur ve üzerinde MIN–MAX ya da "COLD/HOT" işaretleri vardır. Soğuk motorda sıvının MIN çizgisinin biraz üzerinde olması normaldir. Seviye MIN'in altındaysa eksiltme var demektir; MAX'ın üstündeyse sıvı ısındığında taşma yapabilir.
Yeni antifriz karışımı berrak ve canlı renklidir. Zamanla renginin solması, kahverengiye dönmesi ya da içinde tortu görülmesi, katkı paketinin tükendiğini ve korozyon başladığını gösterir. Yüzeyde yağ tabakası ya da kahverengi köpük varsa yağ–su karışımı akla gelir; bu durumda motoru çalıştırmayı sürdürmek yerine kontrol ettirmek gerekir. Jelleşmiş, sakızlaşmış bir görüntü ise farklı tip antifrizlerin birbirine karıştırılmasının klasik sonucudur.
Kapalı bir sistemde soğutucu sıvısı normalde tükenmez. Sürekli takviye gerekiyorsa kaynağını bulmak şarttır. Park yerinde tatlımsı kokulu renkli lekeler, hortum kelepçelerinde kabuklaşmış kuru izler, radyatör peteğinde nemli bölgeler ilk bakılacak yerlerdir. Dışarıda iz yoksa egzozdan gelen yoğun beyaz duman ve azalan seviye birlikte değerlendirilir. Turbolu motorlarda ara soğutucu ve bağlantı hatlarının da sistemle komşu olduğu, dolayısıyla turbo bakımı sırasında bu bölgenin gözden geçirilmesi gerektiği unutulmamalı.
Dolum, doğru sıvıyı doğru oranda ve havasını alarak koymak anlamına gelir. Üçünden biri eksik kalırsa sonuç, hiç yapmamaktan daha kötü olabilir.
Piyasadaki ürünler katkı teknolojisine göre ayrılır. Renk her zaman güvenilir bir gösterge değildir; asıl referans, kullanım kılavuzunda yazan spesifikasyondur.
| Tip | Genel özellik | Sık görülen renk |
|---|---|---|
| IAT (inorganik) | Kısa ömürlü, eski motorlar için | Yeşil, mavi |
| OAT (organik) | Uzun ömürlü, alüminyum dostu | Kırmızı, mor |
| HOAT (hibrit) | Karma katkı, birçok modern araçta | Turuncu, sarı |
Farklı tipleri karıştırmak katkıların birbirini etkisizleştirmesine ve çökelti oluşmasına yol açar. Elinizde uygun ürün yoksa acil durumda saf su ile idare edip, en kısa sürede sistemi doğru sıvıyla yenilemek daha mantıklıdır.
Konsantre antifrizler saf/damıtık su ile seyreltilerek kullanılır. Genel uygulamada 50/50 karışım, hem donma noktasını hem kaynama noktasını dengeli biçimde iyileştirir. Çok soğuk iklimlerde antifriz oranı bir miktar artırılabilir, ancak saf antifriz kullanmak ısı iletimini düşürdüğü için tavsiye edilmez. Musluk suyu ya da kuyu suyu içindeki kireç ve mineraller kanallarda birikinti yapar; bu yüzden yalnızca deiyonize su tercih edilmeli. "Hazır karışım" yazan ürünler ise seyreltilmeden doğrudan doldurulur.
Sisteme sıvı eklendiğinde içeride hava kalması sıcaklık göstergesinin dengesizleşmesine, kaloriferin üflememesine ve yerel aşırı ısınmalara neden olur. Sıralama şöyledir:
Kapak contasının sertleşmiş ya da yaylı mekanizmasının zayıflamış olması, sistemin basınç tutamamasına ve normal sıcaklıkta bile kaynamaya yol açar. Uygun basınç değerine sahip yeni bir kapak, çoğu zaman en ucuz çöz